Küçük hesap makineleri, çamaşır makineleri, müzik setleri, bilgisayarlar: elektronik bileşenler, özellikle entegre (tümleç) devreler, yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca temel bileşeni (transistorları) bir araya getiren ve yonga adı da verilen o küçük silisyum levhacıklar, kırk yıllık bir süre içinde, ilerlemenin baş aktörleri haline gelmiştir. Bilişimin ilerlemesi bütünüyle bu küçük levhacıklara bağlıdır: bir bilgisayar, kabaca ifade edilecek olursa, içine yerleştirilmiş bir « program »a göre davranan bir entegre devreler bütününden başka bir şey değildir, ilerleyen yıllarla birlikte gelişen tasarım ve üretim teknikleri sonucu, aynı hacimli entegre devreler giderek daha çok transistor içerecek duruma getirildi; bu olgu daha küçük bir hacim içinde daha büyük gücü olan bilgisayarların geliştirilmesini sağladı; çünkü bir devrenin içerdiği transistor sayısı arttıkça, yerine getirebileceği işlevler de artmaktadır. Küçük bilgisayarların, şu ünlü mikrobilgisayarların « kalbi» (programın verdiği komutlara göre bilgileri işleyen merkez birimi), günümüzde tek bir silisyum yongasına, başka bir deyişle mikroişlemci adı verilen tek bir entegre devre üzerine yerleştirilebilmektedir. Ve söz konusu bileşenlerin hikâyesi henüz başlangıç safhasındadır. Araştırmalar bütün hızıyla sürmektedir. Ortaya yeni malzemelerin çıkması, yeni üretim tekniklerinin bulunması, dolayısıyla daha büyük bir bütünleşme sağlanması, buna bağlı olarak da daha büyük işlem hızlarına erişilmesi beklenmektedir. Gelecekte büyük bir bilgisayar tek bir yongaya sığdırılabilecektir.