Eski Mısır tarihi boyunca tanrılarla ilgili inançlar birçok kez değişti. Her köyde ayrı bir yerel tanrıya inanılır, bazen bu tanrılardan birinin adı değiştirilerek başka bir köy ona tapmaya başlardı. Tanrıların görevlerinin değiştiği de olurdu. Mısır tarihi boyunca en ünlü tanrılar Osiris, karısı İsis ve oğulları Horus’ tur. Büyük İskender Mısır’ı ele geçirdikten sonra, bu tanrılara Yunanistan’da da tapılmaya başlandı.
Mısırlılar Osiris’in öldükten sonra yeniden dirildiği inancındavdı. Bu nedenle insanların da öldükten sonra dirileceklerine inanırlar, ölüleri için görkemli mezarlar yaparlardı. Büyük piramitler güçlü kralları için yaptıkları mezarlardır. Her mezarın içinde yiyecek, ev eşyası, giysi ve araç-gereç gibi, bir insanın ölümden sonraki yaşamda gereksinim duyacağına inanılan şeyler olurdu. Mezarlara sonradan canlanıp kralların hizmetini görecek ufak insan heykelcikleri koymayı da unutmuyorlardı.
Piramitler basit aletlerle, katı biçimde düzenlenmiş şantiyelerde inşa edildi. Hırsızlara yolunu şaşırtan karmaşık koridorlar ağını ve| odaları örten dev taş blokların üst üste konulması ile yapılan piramitler, Nil Nehri’ne doğru çıkıntı yapan kayalık bir plato üzerinde kuruldu. Taşkınlar sırasında çalışma daha kolay oluyordu.
Limanla şantiye arasında kızaklar üzerinde taşlan çeken yüzlerce işçinin balesi yıllarca sürdü. Taşlan çıkarabilmek için yapılan rampalar, piramit tamamlandıktan sonra kaldırıldı.
Kral Coser Piramidi
(İlk piramit) birçok aşamada yapıldı. Ana yapıdan (mastaba) itibaren piramit yedi basamak halinde sıralanır. Her aşamada anıtın alam artar. Kralın “uranım ayrılmış oda çevresinde karmaşık bir koridorlar ağı düzenlenmiştir.
Kral Cose’e ait devasa mezarın, bütün Mısır‘da esi yoktur: Güney ve kuzey “evleri” ile capellalar (kralın jübile bayramları için), tanrılara adaklar sunulan sunaklar ve çeşitli kült eşyalarının
saklandığı depolardan oluşan tapınakları, tahkim edilmiş bir kuşak çevreler. Kuşağın güneyinde, belki de kralın iç organlarının gömüldüğü ikinci bir mezar yükselir.